Yazının Devamı

Çocuklarda Hafıza (Bellek) Gelişimi

Bellek, bilgilerin duyular aracılığı ile alınıp, kısa bir süre tutulduktan sonra beynin ilgili yerlerine gönderilmesidir ve ihtiyaç olduğu zaman bilgiyi çıkartabilmedir. Belleğin üç boyutu vardır. Bu boyutlar kodlama, depolama ve arayıp bulup geri getirmedir.

Kodlamada, bilgi belleğe yerleştirilir. Kodlama yoksa bilgi alınmamış demektir. Doğan Cüceloğlu’ na göre dış dünya olaylarının ve insan yaşantısının tüm boyutlarını kapsayan bir kodlama sistemi, insan belleğinin, bilgi kaydının temelini oluşturur.

Depolamada bilgi bellekte tutulur. Depolanan bilginin unutulmaması için sık tekrarlar yapmak, ilişkilendirilerek bilgiyi depolamak gibi stratejiler kullanılmasında fayda vardır.

Ara-bul-geriye getir de (hatırlama), bilgi ihtiyaç olduğu zamanda bellekten çağrılır. Unutma, bu süreçteki aksaklık sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Bellek Çeşitleri

1. Duyusal Kayıt

Bir araştırmacının aktardığına göre çevreden gelen uyarıcılar, öğrenenin alıcılarını yani duyu organlarını etkiler ve duyusal kayıt yoluyla sinir sistemine girer. Duyu organlarının her birine gelen uyarıcıların ilk algılamalarından duyusal kayıt sorumludur. Bilgi, duyusal kayıtla çok kısa bir süre hafızada tutulabilmektedir. Duyusal kayıt, bilginin öğrenilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Duyusal kayıt olmasaydı bilgi alınıp hafızada tutulamayacaktı ve ihtiyaç olduğu zamanda geri çağrılması söz konusu olmayacaktı. Duyusal kayıt yoluyla gelen bütün bilgiler işlenmemektedir. Algıda seçicilik ve dikkat yoluyla seçilen bilgiler kısa süreli belleğe geçmektedir. Bir üniversitede görevini sürdüren bir akademisyene göre bir izlenim duyularımızdan ne kadar fazlasını ilgilendirirse hafızada korunması o derece sağlıklı olur.

2. Kısa Süreli Bellek (İşleyen Bellek)

Kısa süreli bellek, duyusal kayıt yoluyla alınan bilgiyi kısa süreli olarak depolamaktadır. Yetişkin bir insan zihinsel tekrarlar yapmazsa yani bilgiyi aklında sürekli canlı tutmazsa 20 saniye kadar bellekte tutabilmektedir. Kısa süreli belleğin bir fonksiyonu, sınırlı bilgiyi kısa süreli de olsa depolamaktır. Kısa süreli belleğin ikinci önemli fonksiyonu ise, zihinsel işlemleri yapmaktır. Bu nedenle kısa süreli bellek, işleyen bellek olarak da adlandırılmaktadır. Kısa süreli bellekte depolanan şey, sunulan şeyin (duyular yoluyla alınan) aynısı değildir. Gösterilen materyal sadeleştirilmekte, düzenlenmekte bazen de üstüne başka şeyler eklenerek zenginleştirilmektedir.

3. Uzun Süreli Bellek

Öğrenilen bilginin sürekli ya da uzun süreli olarak depolandığı yerdir. Doğan Cüceloğlu’ na göre 30 saniye geçtikten sonra hatırlanan bilgi veya olay uzun süreli bellekten çağrılır.

Uzun süreli bellekteki bilgi kullanıldıkça ya da tekrar edildikçe sinapslarda yapısal değişmeler olmaktadır. Sinapslar güçlenir ve diğer nöronlarla yeni bağlar oluşturur. Uzun süreli bellek üçe ayrılmaktadır. Bunlar:

Anısal Bellek

Kişisel yaşantıların depolandığı bölmedir. Anısal bellekteki bilgi, ne zaman oluştuğu, nasıl oluştuğu, nerede meydana geldiğine göre organize edilmiş imajlar halinde depolanır.

Anlamsal Bellek

Konu alanlarının kavramları, olguları, genellemeleri, kuralları depolanır. Öğrenilenlerin çoğu bu bellekte depolanır. Anlamsal bellek, bilgiyi birbirlerine bağlanmış ağlarda depolar. Çocuk için depolanan bilgilerin hepsi birer şemadır. Çocuğun şemaları da, kazandığı öğrenme yaşantılarına göre değişmektedir. Okul öncesi dönemde beyin ve sinir gelişimi çok hızlı olduğu için öğrenme yaşantıları bu gelişimde etkilidir. Bu dönemde ne kadar çok yaşantı kazanılırsa o kadar çok şema gelişecektir.

İşlemsel Bellek

Herhangi bir şeyin nasıl yapılacağı ile ilgili bilgilerin, işlemlerin depolandığı bellektir. İşlemsel belleğin oluşumu zaman alıcıdır, ancak bir kez meydana geldiğinde de güçlü bir kalıcılığa, hatırlanma özelliğine sahiptir. Örnek: Nasıl yüzüleceğini, nasıl kayak yapılacağını bilmek gibi.

Çocuğun gelişimi açısından bakarsak, çocuk, başlangıçta duyuları yoluyla çevreyi öğrenmektedir. Bu demektir ki çocuğun duyuları yoluyla aldığı bilgiler duyusal kayıtta işlenmektedir. Çocuk önce duyusal kayıt yoluyla bilgileri sürekli alır ve bu bilgiler kısa süreli oradan da uzun süreli belleğe geçer. Duyular yoluyla aldığı bilgiler çocuk için aynı zamanda birer şema özelliği göstermektedir. Çocuğun görme duyusuyla gördüğü bir nesnenin sembolü, kısa süreli belleğe aktarılır, oradan da uzun süreli belleğe geçmektedir. Ve çocuk, aynı nesneyi gördüğü zaman, o nesne ile ilgili bilgi, uzun süreli bellekten geri çağrılmaktadır. Bu olmasaydı çocuk her defasında o nesneyi yeni görmüş gibi olacaktır.

Çocuğun bellek gelişimi için doğumundan itibaren uyaranların çocuğa verilmesi gerekmektedir. Verilen uyaranlar ne kadar fazla ise ve ne kadar uzun süreli belleğe geçmiş ise çocuğun zihin gelişimi de o kadar iyi olmaktadır. Çocuk öğrendiği şemaları gerektikçe bellekten geri getirip tekrar kullanabilmekte ve üzerine yeni bilgiler ilave ederek tekrar uzun süreli bellekte depolayabilmektedir.

Uzun süreli belleği geliştirmek için: Bellekte bir bilginin tutulması isteniyorsa; bilginin ayrıntısına gidilmeli, bilgi tekrar edilmeli ya da bilgi kullanılmalıdır. Bilgi depolanırken kümelendirilmiş olarak, bir olayla ilişkilendirilerek depolanırsa bulunup geriye getirilme (hatırlanma) olasılığı da o kadar yüksektir. Yani bilgi unutulmaz.

Comments are closed